"ölü" için Arama Sonuçları
Yerleşme Tabanı
YERLEŞME TABANI (İnd. Living Floor): Yaşama tabanı ismi de verilebilir. Herhangi bir dönemde insanların üzerinde etkinliklerini sürdürdükleri taban seviyesidir. Bozulmamış bir kontekst‘te ele geçen tabanların üzerindeki buluntuların incelenmesinden, o tabanın son kullanıldığı devre ait zengin bilgiler ortaya çıkarılabilir.
Volüt
VOLÜT (İng. Volute): Eski Yunanistan’da sütunların süslenmesinde kullanılan sarmal biçiminde kıvrımlara verilen ad.
Unsur
UNSUR: Taşınabilir eşyalardan büyük, mimari yapılardan küçük arkeolojik oluşumlara verilen ad. Örneğin, bir kamp ya da tandır ateşinin kalıntıları, bir gömüt ya da bir duvar için açılan temel birer unsurdur.
Tümülüs
TÜMÜLÜS (İng. Tumulus): Höyük gibi insan yapımı fakat daha dar kapsamlı bir tepeciktir. Höyükten farklı olarak tümülüs, kültürel yapı katmanlarından oluşmaz. Genellikle ahşap ya da taştan imal edilmiş bir mezar odasının üzerine büyük miktarda çakıl ve toprak yığılmasıyla oluşturulan bir mezar-anıttır. Büyük insan gücü gerektirdiğinden oldukça pahalı yapılardır. Bu nedenle de toplumun üst kademesinden insanlar için inşa edildikleri sanılmaktadır. Anadolu’daki en ünlü tümülüs, Gordion’daki Frig Kralı Midas’ın mezarıdır.
Tribus
TRIBUS: Roma’nın krallık döneminde ‘Populus Romanus‘u oluşturan üç kabileden herbirine verilen ad.
Tetrarchia
TETRARCHIA: Diocletianus’un M.S. 293 yılında gerçekleştirdiği, İmparatorluk topraklarının özellikle askeri bakımdan, iki Augustus ile iki Caesar arasında dört parçaya bölünmesi esasına dayalı yönetim biçimi.
Synoikismos
SYNOIKISMOS: Antik Çağ’da bazen bir kaç kent ya da ufak yerleşim birimlerinin biraraya gelerek oluşturduğu kent-devletlere verilen ad.
Stratigrafi
STRATİGRAFİ (İng. Stratigraphy): Aslen bir yerbilim sözcüğüdür. Arkeolojide ise, yerleşimlerde oluşan katmanları açıklamak için kullanılır. İnsanların inşa ettikleri binalar, üzerinde yaşadıkları yerleşim tabanları zaman içinde terkedilir, harabeye döner ve yıkılır. Yıkılan yapıların kalıntılarının üzerine yenilerinin yapılması, yeni nesillerin gelip yaşamlarını sürdürmeleriyle, höyüklerde görüldüğü üzere, yeni katmanlar oluşur. Stratigrafi, yani katmanlaşmanın oluşumu, belli noktalarda jeolojik oluşumlarla paralellik gösterir. Genel bir kural olarak en alttaki tabaka, eğer deprem gibi çok güçlü doğal bir felaketle yer değiştirmemiş ise, en eski olandır.
Stoa
STOA: Bir sokak, agora ya da başka bir yapının yanında yeralan, üstü kapalı, sütunlu galerilere verilen ad.
Secessio
SECESSIO: Roma’nın cumhuriyet döneminde, M.Ö. 494-287 yılları arasında, Pleblerin Patricilere karşı beş kez başvurdukları ayaklanmalara verilen ad. Bu ayaklanmaların nedeni, Pleblerin Roma’dan ayrılıp başka bir kent kurma istekleriydi.
Revak
REVAK: Bir yapının önünde yeralan, bir uzun kenarıyla yapıya bitişik, diğer uzun kenarı boyunca sütunların taşıdığı bir kemer dizisiyle dışa açılan, üstü tonoz, kubbe ya da çatıyla örtülü önü açık mekanlara verilen ad.
Proskenion
PROSKENION: Bir tiyatroda sahne yapısının cavea‘ya doğru ileriye taştığı bölüm. Klasik Dönem sonrasında sahne işlevi görmüştür.
Pronaos
PRONAOS: Bir tapınakta genellikle doğuda yeralan ve cella‘ya (naos) geçit veren ön odaya verilen ad. Diğer bir deyişle, cellanın önünde, anta duvarlarının arasında kalan bölümün adı.
Proletari
PROLETARII: Roma’da herhangi bir mal varlığına sahip olmadıklarından centuria örgütlenmesinden dışlanmış en yoksul kesim. Bunlar yalnızca çoluk-çocuk (=proles) ürettkleri için bu adla anılmışlardır.
Praetor
PRAETOR: Roma’da yargı işlerine bakan, aynı zamanda iktidarı kullanma yetkisine sahip magistralara verilen ad.
Praefectura
PRAEFECTURA: Roma İmparatorluğu’nda, eyaletler (=dioceese)den oluşan en büyük yönetim birimlerine verilen ad.
Pleb
PLEB: Roma’da avam sınıfını oluşturan halka ve özgür köylülere verilen ad. Toplumun en kalabalık sınıfını plebler oluştururdu.
Patronus
PATRONUS: Client‘lerin koruyucusu durumunda olan patrici sınıfına dahil zengin Roma yurttaşlarına verilen ad.
Parados
PARADOS: Bir tiyatroda sahne yapısı ile izleyicilerin oturduğu bölümün ortasında yeralan yan girişlerden her birine verilen ad.
Panteon
PANTEON: Bir halkın inançlarını temsil eden tüm tanrı ve tanrıçalara ve bunları biraraya getiren tapınağa verilen isim. Eski Yunanca Pan=Tüm ve Theos=Tanrı kelimelerinin biraraya gelmesiyle oluşmuştur. Örneğin, Urartu Panteonu, Hitit Panteonu, Hurri Panteonu gibi.
Orta Minoa
ORTA MİNOA: Girit kültüründe, Kabaca ‘Mısır Orta Krallık Dönemi’ne denk düşen, M.Ö. 2000 ile M.Ö. 1650 yılları arasındaki seramik dönemi ‘ne verilen ad.
Orta Helladik
ORTA HELLADİK: Yunanistan anakarasında yaklaşık olarak M.Ö. 2000 ile M.Ö.1650 yılları arasındaki seramik dönemi‘ne verilen ad.
Orkhestra
ORKHESTRA: Bir tiyatroda sahne yapısı ile izleyicilerin oturduğu bölümün arkasında kalan, koro için ayrılmış dans alanlarına verilen ad.
Optimates
OPTIMATES: Roma İmparatorluğu’nda, ‘Pleb‘ler ile ‘Patrici‘ler arasındaki evlenme yasağının kalkmasıyla ortaya çıan yeni sınıfa verilen Latince ad. Bu sınıf eski ‘Patrici‘ ailelerle birlikte siyasal kurumları elinde bulunduruyordu.
Opisthodomos
OPISTHODOMOS: Bir tapınakta genellikle tapınak hazinesinin korunduğu cella‘nın arkasındaki mekana verilen ad. Bunlara her tapınakta rastlanmaz.
Nexum
NEXUM: ‘Patrici‘lere borcunu ödeyemeyen ‘Pleb‘lerin bu nedenle düştükleri kölelik durumuna verilen ad.
Nekropol
NEKROPOL(Mezarlık, İng. Cemetery): Eski yerleşimlerde, kent dışında yeralan toplu gömütlerin bulunduğu mekana verilen ad. Eski Yunanca Nekros=Ölü ve Polis=Şehir kelimelerinden oluşmuştur.
Monogenesis
MONOGENESIS (Tekkökencilik): İnsanların ya da dilin tek bir kökenden türediğine inanan düşünce sisteminin adı. Karşıtı Çok köktencilik (Poligenesis)’tir.
Minoa Seramik Dönemi
MİNOA SERAMİK DÖNEMİ: Arthur Evans’ın Girit’in efsanevi kralı Minos’tan türettiği ve Yunanca konuşanların gelişinden önce Girit’te mevcut olan kültür ile yine Evans tarafından saptanan üç seramik dönemi için kullanılan ad.
Mina
MİNA: Eski Tunç ve Demir Devri’nde Anadolu’da kullanılan, 0,49 kilograma eş değer ağırlık ölçüsüne verilen ad.
Megara
MEGARA: Eski Yunanistan’da herbiri birkaç köyü kapsayan ve beş yöreden oluşan bölgeye verilen ad. Daha sonra bu köyler, Megara adını taşıyan kentte birleştiler.
Mausoleion
MAUSOLEION: Anıt-mezar. Karya satrabı Mausollos için Halikarnassos’ta yaptırılan mezar-anıtı ifade eden sözcük. Daha sonra genel olarak tüm anıt-mezarlar için kullanılmıştır.
Magistra
MAGISTRA: Roma’nın cumhuriyet döneminde yüksek devlet görevlilerine verilen ad. Örneğin; quaestor‘lar, censor‘lar, praetor‘lar ve aedilis‘ler gibi.
Kyklop Duvar
KYKLOP DUVAR: Düzgün olmayan büyük taş blokların, belirli bir düzen gözetilmeksizin ve harç kullanmadan üst üste konulmasıyla oluşturulan duvara verilen ad.
Korinth Düzeni
KORINTH DÜZENİ: Tapınaklarda ve diğer yapılarda kullanılan bir düzendir. Sütunlar İon Düzeni’ndekine benzer ancak başlık farklıdır. İon Düzeni’ndeki volüt yerine akanthus yapraklarının fışkırdığı bir kasnağa sahiptir.
Kompozit Başlık
KOMPOZİT BAŞLIK: İon başlığındaki volüt (koç başı) ile Korinth başlığındaki akanthus yapraklarını kaynaştıran geç dönem sütun başlığı tipine verilen ad.
Klerukhia
KLERUKHIA: Fakir Yunan yurttaşlarının yaşayabilmesi için oluşturulan kolonilere verilen ad.
Klasik Arkeoloji
KLASİK ARKEOLOJİ: Bu uzmanlık dalı en genel anlatımla, Eski Yunan ve Latin dillerinde yazılı kayıtlar bırakan ulusların ürettikleri materyal kültürle ilgilenir. Yunan ve Roma uygarlıklarından günümüze kalan eserleri inceler, bu uygarlıkların şemsiyesi altında yaşamış olan insanların hayatlarıyla ilgili bilgiler edinmeyi amaçlar. Örneğin, Anadolu’da Efes, Afrodisyas, Priene ve Milet gibi Yunan ve Roma şehirlerinde yapılan kazılar, klasik arkeoloji kazılarına örnek oluşturur.
Kesme Taş
KESME TAŞ: Dikdötgen prizması şeklinde kesilmiş taş blokların yatay düzlemler oluşturarak dizilmesini içeren duvar örgüsüne verilen ad.
