KESİT (İng. Section): Arkeolojik kazılarda açılan açmaların dört bir yanında oluşan çukur duvarlarına verilen ad. Kesitler özellikle stratigrafinin okunması ve anlamlandırılmasında kullanılırlar.
"ölü" için Arama Sonuçları
Keramik
KERAMİK (Seramik): Erken Neolitik Çağ’da, M.Ö. VII. bin yılın başlarında insanoğlunun doğada rahatlıkla ve bolca bulunan kilin özelliklerini keşfetmesi ve bununla yaptığı çanak-çömlekler kültürel yaşamda çok önemli değişikliklere yol açmıştır. Bu nedenle Neolitik Çağ, Akeramik (Seramiksiz, Çanak-Çömleksiz) Neolitik Çağ ve Çanak-Çömlekli Neolitik Çağ olmak üzere bölümlere ayrılır.
Kalkolitik Çağ
KALKOLİTİK ÇAĞ: Bakırtaş Çağı’na verilen ad. Khalkos=Bakır ve Lithos=Taş sözcüklerinden türetilmiştir. Anadolu’da daha çok M.Ö. VI bin yılın ilk yarısı ile M.Ö. IV bin yılın sonları arasına tarihlenir.
İonlar
İONLAR: Yunanistan’ın orta ve kuzey kesimlerinde yaşayan ve Dor fetihlerini yol olmadan atlatan halka verilen ad. İonların bir bölümü Anadolu’nun batı sahillerine göç etmiştir. En ünlü devletleri Atina’ydı.
İon Düzeni
İON DÜZENİ: Anadolu’daki tapınaklarda en sık kullanılan düzene verilen ad. Sütunlar profilli kaideler üzerinde yükselir ve Dor Düzeni‘ne oranla daha ince yapılıdır. İnce bir silmeyle ayrılan derin sütun yivleri yirmi dört tanedir. Sütun başlıkları basıktır. Sağ ve sol yüzünde (bazen dört yüzde de) birer volüt yani koç boynuzu ile sonuçlanır. Volütler İon Düzeni’nin tanıtıcı özelliğidir.
İnsitu
İNSİTU: Birincil konteksti bozulmaksızın günümüze kadar gelebilmiş buluntulara verilen ad. Bir arkeolojik kazıda, bir buluntu üç bin yıl önce bırakıldığı yerde ele geçirilebilirse, bu buluntudan çok önemli bilgiler edinebiliriz.
Höyük
HÖYÜK (İng. Mound): Düzlük ovalar ve platolarda görülen, tepe biçiminde ancak insan eliyle yapılmış, kültürel katmanlardan oluşan yerleşim alanlarına verilen ad. İnsanların aynı bölgede yüzyıllar hatta binyıllar boyunca yerleşmeleri ve yaşamaları sonucunda, yukarıda bahsettiğimiz coğrafi alanlarda kolayca farkedilebilecek yüksekliklere ulaşırlar. Örneğin Anadolu’da bulunan Gavurtepe, Asartepe, Hisartepe, Çatalhöyük, Kültepe bu höyüklerden sadece bir kaçıdır.
Hiyeroglif
HİYEROGLİF: İlk kez M.Ö. 4 bin yılının sonunda yazıldığı belgelenen Mısır yazısına verilen ad. Harfler, çift harfler, üçlü harfler ile sözcüğün anlamının dahil olduğu kategoriyi işaret eden ‘belirteç’lerden oluşmaktaydı.
Hermetik Metinler
HERMETİK METİNLER: Gizem, büyü ve felsefe ile ilgilibelgelerden oluşan külliyata verilen isim. İlk kez büyük bir olasılıkla Demotik lehçede M.Ö. I. binyılın ikinci yarısında yazılmış olan bu metinler Tanrı Toth-Hermes’e mal edilmektedir. Daha sonra Hermesçilik için çok önemli olmuştur.
Helladik
HELLADİK: Yunanistan anakarasında üç seramik dönemine verilen ad. Kabaca Girit’teki Minoa Seramik Dönemi ile aynıdır.
Heilot
HEILOT (Helot): Sparta’da toprağa bağlı bir tür yarı-köle (devlet kölesi) sınıfını oluşturan insanlara verilen ad. Heilot’lar M.Ö. VIII. yüzyıl ortalarında, Sparta’nın genişleme döneminde Peloponnessos’un güneyinden Lakonia ve Messenia bölgelerinden getirilen köle halklardı ve Sparta nüfusunun önemli bir kısmını oluşturuyorlardı.
Harappa
HARAPPA: Harappa ya da ‘Mohenjo Daro’ adı, Kuzey Hindistan’da yaklaşık olarak M.Ö. 2500 yılından, büyük bir olasılıkla kuzeyden gelen istilacı Ariler tarafından yıkıldığı M.Ö. 1700 yılına kadar gelişen Eskiçağ uygarlığı için kullanılmaktadır. Bu uygarlığın yazısı henüz deşifre edilememiştir. Fakat, bugün Güney Hindistan’da egemen olan ve Batı Pakistan’da tecrit edilmiş küçük alanlarda hâlâ konuşulan Dravid dil ailesine bağlı olması kuvvetle muhtemeldir.
Granülasyon
GRANÜLASYON: Toplu iğne başı büyüklüğündeki madeni tanelerin ısıtılarak yan yana yapıştırılmasıyla oluşturulan bir bezeme türüdür.
Gens
GENS: Roma’nın krallık döneminde, ‘Populus Romanus‘u meydana getiren en küçük birlik olan klan’lara verilen ad.
Geç Minoa
GEÇ MİNOA: Girit’te yaklaşık olarak M.Ö. 1650 ile M.Ö. 1450 yılları arasındaki ‘Seramik Dönemi‘ne verilen ad. Bu dönemde Girit Adası Yunanlıların egemenliği altına girmiştir.
Forum
FORUM: Romalılarda kentin çekirdeğini oluşturan pazar yerine verilen ad. Hellen agoralarında olduğu gibi Roma forumlarında da kamusal ve dinsel yapılar yer alırdı.
Fizyokratlar
FİZYOKRATLAR: Fransız filozoflarından ve resmi görevlilerinden oluşan gruba verilen ad. Bu grup XVIII. yüzyılın ortasında yönetimin rasyonelleşmesinde ve devletin güçlendirilmesinde önemli bir rol oynamışlardır. En önde gelen temsilcisi olan François Quesay, eksiksiz bir ekonomi sistemi kurmuştur. Bu sisteme göre, Çin Ekonomik Teorisi uyarınca, bütün servet topraktan gelir.
Filistiler
FİLİSTÎLER: M.Ö. XIII. ve XII. yüzyıllarda Anadolu ve Ege’den gelip Mısır ve Levant’ı işgal eden kavimlere verilen ad.
Erken Minoa
ERKEN MİNOA: Girit’te yaklaşık olarak M.Ö. 3000-2000 yılları arasındaki Erken Tunç Çağı seramik dönemi‘ne verilen ad.
Erken Helladik
ERKEN HELLADİK: Erken Tunç Çağı’nda, yaklaşık olarak M.Ö. 2900-2000 yılları arasında, Yunanistan anakarasında uygulanan seramik dönemi‘ne verilen ad.
Eklemeli Diller
EKLEMELİ (Eklentili) DİLLER: Sözcüklerin kökenlerini etkilemeden, önek, sonek ya da ara ek katılması. Bu terim, çekimli ya da ayrışkan olmayan dilleri ifade eder. Eklemeli dillerin en tanınmışları Altay dilleridir. Bu dillerin en önemli örnekleri Türkçe ve Moğolca’dır. Fakat bu aileye Japonca ve Macarca gibi birbirinden çok uzak bölgelerde konuşulan diller de dahil edilebilir. (Osmanlıca=İltisaki diller).
Ekhinus
EKHINUS: Dor Düzeni‘nde abakus‘un altında kalan, dışbükey kesitli silmeye verilen ad. İon Düzeni‘nde ise, başlığın volüt‘leri arasında kalan bezemeli kesimdir.
Dromos
DROMOS: Çeşitli kültürlerde, toprak altına ya da kayalara oyulmuş oda-mezarların önlerine eklenmiş kuyu biçimli küçük giriş bölümüne verilen ad.
Dorlar
DORLAR: Yunanistan’ın kuzeybatısından gelen Yunan kabilesine verilen ad. M.Ö. XII. yüzyılda Güney Yunanistan’ın büyük bir bölümünü istila etmişlerdir. En ünlü Dor devleti Isparta’ydı.
Dor Düzeni
DOR DÜZENİ: Yunanistan’daki tapınaklarda çok sık, Anadolu’da ise ender kullanılan mimari düzene verilen ad. Bu düzende sütunlar doğrudan taban düzlemine oturur ve sütun kaidesi yoktur. Sütun gövdesinde genellikle yirmi adet sığ yiv, keskin bir kenar oluşturacak biçimde birleşir.
Dioecese
DIOECESE: Roma İmparatoru Diocletianus zamanında, Roma topraklarının ayrıldığı büyük eyaletler. Bunlar birleşerek Praefectura‘ları oluştururdu.
Diazoma
DIAZOMA: Eski Yunanistan’da tiyatrolarda cavea‘yı yatay olarak parçalara ayıran geçitlere verilen ad.
Diadokh
DIADOKH (Diadokhoi): İskenderin ölümünden sonra ona en yakın olan komutanlarına verilen ad.
Demotik
DEMOTİK: Dar anlamda Hiyeroglif‘ten ve Hiyeratik‘ten yüretilen yazıya verilen ad. Mısır’da M.Ö. VII. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Terim, aynı dönemde kullanılan dili tanımlamak için de kullanılır.
Decuriones
DECURIONES: Roma’ya tabi kentlerin curia üyelerinin oluşturduğu soylular sınıfına verilen ad.
Decuria
DECURIA: Roma’nın krallık döneminde curia’ları oluşturan 10 kişilk gruplara verilen ad. Bu dönemde her boy içinde 10 decuria’lık 30 curia bulunurdu.
Decumanus
DECUMANUS: Roma şehirciliğinde, kentin orta yerinde cardo ile kesişen doğu-batı caddesine verilen ad.
Çok Köktencilik
ÇOKKÖKTENCİLİK (İng. Poligenesis): Özellikle insanları ve dillerin bir çok kökene bağlı olduğunu savunan inanca verilen ad. Tek köktencilik inancının tersi.
Curiales
CURIALES: Civitas Senatus’ta, yaklaşık 100 dönüm araziye sahip ve o civitas’ın soylularını oluşturan curia üyelerine verilen ad. (Tekili, Curio)
Curia
CURIA: Latince kelime anlamı ‘kardeşler topluluğu’dur. Roma İmparatorluğu’nda yerel meclis anlamında kullanıldığı gibi, Roma’nın krallık döneminde de ‘Populus Romanus’u oluşturan kabilelerin bölündüğü birliklere(=fratri) bu ad verilmiştir.
Cuneus
CUNEUS: Bir tiyatroda cavea’nın merdivenlerle bölünmesi sonucu ortaya çıkan üçgen biçimli alanlardan herbirine verilen ad.
Consul
CONSUL: Roma’nın cumhuriyet olduğu dönemde, ‘Comitiata Ceturiata’ tarafından bir yıllığına seçilen ve ‘Imperium’ yetkisiyle donatılmış iki magistratus‘tan herbirine verilen ad. Bizans döneminde görevleriyle yetkisi son derece sınırlı bir hale gelmiş, daha sonra önemini yitirerek yalnızca onursal bir ünvan olarak kalmıştır.
Concillium Plebis
CONCILLIUM PLEBIS: Roma’nın cumhuriyet olduğu dönemde Pleb (=Halk) kurulu yada halk konseyine verilen ad. M.Ö. 451 yılında yasa çıkarma yetkisini elde etmiştir.
Comitia Tributa
COMITIA TRIBUTA: Patrici ve Pleb yurttaşlardan oluşan ve ‘Consillium Plebis’in yerini alan meclis. Bu mecliste oylama, diğer ‘Comitia’larda olduğu gibi gruplar halinde yapılıyordu. 4′ü kentli 31′i köylü kökenli olan 35 kavmin her birinin tek bir oy hakkı vardı. Kırsal kavimlere yalnızca toprak sahiplerinin kaydolabilmesinden ötürü, bu mecliste de ağırlık zengin sınıfların elindeydi. M.Ö. 287 yılında ‘Comitia Tribunata’nın kararlarının senatörler tarafından onaylanma zorunluluğu kaldırılarak senatoyla eşit bir konuma ve yasama erkine sahip olmasına karar verildi.
Comitia Centuriata
COMITIA CENTURIATA: Roma’nın cumhuriyet olduğu dönemde, savaş ve barışa karar vermek ve ‘Imperium‘ yetkisine sahip konsülleri seçmek de dahil olmak üzere ‘Comitia Curiata’nın tüm yetkilerini elinde toplayan seçici meclise verilen ad.
Colon
COLON: Roma İmparatorluğu’nda kuramsal olarak özgür ama fiilen işlediği toprağın kiracısı durumundaki köylü sınıfına verilen ad. Roma İmparatorluğu’nda ve daha sonraları Bizans’ta (=Doğu Roma İmparatorluğu) çiftçiler, ‘bağımsız küçük mülk sahipleri’, ‘özgür kolonlar’ ve ‘sicilli kolonlar‘ (=coloni adscriptii) olmak üzere üçe ayılmıştı.
Centuria
CENTURIA: ‘Patrici‘ ya da ‘Pleb‘, her sınıftan insanın servet dilimlerinin ölçüt olarak alınarak beş sınıfa ayrıldığı toplumsal ve askeri örgütlenme birimlerine verilen ad.
Cavea
CAVEA: Bir tiyatroda izleyicilerin oturduğu kademeli bölüme verilen ad. Genellikle yamaçlara yaslanan cavea’ların biçimi, ilke olarak yarım yuvarlaktı. Ancak M.Ö. IV. yüzyıldan sonra, kimi tiyatrolarda cavea, tepeden Analemma ‘ya doğru genişletilerek elip biçimini almıştır. Cavea, topografik özelliklere göre değişen, ancak genelde 26-27 derece olan bir açı yapardı. Düzlük alanlarda ise bu açı 10 dereceye inerdi. Cavea eğiminin araziye oranı 1 / 2:26.6′dır.
Cardo
CARDO: Roma şehirciliğinde, kentin orta yerinde decumanus ile kesişen kuzey-güney caddesine verilen ad.
Boule
BOULE: Kent devletlerinde danışma meclisine verilen ad. Bu görevinin yanısıra, parasal konular,savaş ve dış siyaset sorunlarıyla da uğraşan, Halk Meclisi’nde görüşülecek maddeleri hazırlayan etkin bir hükümet organıydı. Demosların nüfuslarına göre gösterdikleri belirli sayıda aday arasından seçilen üyelerden oluşurdu.

