PANTEİZM: Tanrı’nın herşeyde, ve herşeyin Tanrı’da olduğunu savunan inanca verilen ad. Mısır ve Yunan dinlerinin dünya görüşüne yakından benzeyen bu inanç, M.S. XVII, yüzyılda, özellikle Spinoza’nın yapıtlarının yayımlanmasından sonra önem kazanmıştır.
"Z" için Arama Sonuçları
Orta Minoa
ORTA MİNOA: Girit kültüründe, Kabaca ‘Mısır Orta Krallık Dönemi’ne denk düşen, M.Ö. 2000 ile M.Ö. 1650 yılları arasındaki seramik dönemi ‘ne verilen ad.
Orta Helladik
ORTA HELLADİK: Yunanistan anakarasında yaklaşık olarak M.Ö. 2000 ile M.Ö.1650 yılları arasındaki seramik dönemi‘ne verilen ad.
Orkhestra
ORKHESTRA: Bir tiyatroda sahne yapısı ile izleyicilerin oturduğu bölümün arkasında kalan, koro için ayrılmış dans alanlarına verilen ad.
Optimates
OPTIMATES: Roma İmparatorluğu’nda, ‘Pleb‘ler ile ‘Patrici‘ler arasındaki evlenme yasağının kalkmasıyla ortaya çıan yeni sınıfa verilen Latince ad. Bu sınıf eski ‘Patrici‘ ailelerle birlikte siyasal kurumları elinde bulunduruyordu.
Opisthodomos
OPISTHODOMOS: Bir tapınakta genellikle tapınak hazinesinin korunduğu cella‘nın arkasındaki mekana verilen ad. Bunlara her tapınakta rastlanmaz.
Nexum
NEXUM: ‘Patrici‘lere borcunu ödeyemeyen ‘Pleb‘lerin bu nedenle düştükleri kölelik durumuna verilen ad.
Nekropol
NEKROPOL(Mezarlık, İng. Cemetery): Eski yerleşimlerde, kent dışında yeralan toplu gömütlerin bulunduğu mekana verilen ad. Eski Yunanca Nekros=Ölü ve Polis=Şehir kelimelerinden oluşmuştur.
Municipium
MUNICIPIUM: Merkezden atanan ya da yerinde seçilen bir ‘magistra’nın başkanlığında kendi kendini yöneten kent.
Monogenesis
MONOGENESIS (Tekkökencilik): İnsanların ya da dilin tek bir kökenden türediğine inanan düşünce sisteminin adı. Karşıtı Çok köktencilik (Poligenesis)’tir.
Monizm
MONİZM (Tekçilik): Dünyada olan tüm olayların tek bir neden bağlı olduğunu savunan düşünce sistemine verilen ad.
Minoa Seramik Dönemi
MİNOA SERAMİK DÖNEMİ: Arthur Evans’ın Girit’in efsanevi kralı Minos’tan türettiği ve Yunanca konuşanların gelişinden önce Girit’te mevcut olan kültür ile yine Evans tarafından saptanan üç seramik dönemi için kullanılan ad.
Mausoleion
MAUSOLEION: Anıt-mezar. Karya satrabı Mausollos için Halikarnassos’ta yaptırılan mezar-anıtı ifade eden sözcük. Daha sonra genel olarak tüm anıt-mezarlar için kullanılmıştır.
Manicilik
MANİCİLİK: M.S. III. yüzyılda, İranlı din reformcusu Mani tarafından kurulan dine verilen ad. Zerdüştçülükteki ikincilliği daha da ileri götürerek, bütün maddi ve bedensel olan şeyleri kötü diye niteleyerek reddetmiştir. Bu dine inananlar bir yanda katı bir cinsel oruç uygulayan seçkin zümre ile öte yandan evlenmelerine ve dünyada kanaatkârlıkla yaşamalarına izin verilen sıradan üyelere ayrılıyorlardı. Manicilik M.S. VI. yüzyılda Hıristiyanlık tarafından ezilmiştir.
Magnat
MAGNAT: Latince ‘magnatus’ (=seçkin kişi) kelimesinden gelmektedir. Sözlük anlamıyla, Macaristan ve Polonya’da baronlar, sarayda görevli kontesler, danışmanlar vb. gibi başlıca saray görevlilerine verilen addır. Sonraları toprak sahibi tüm soyluları kapsayan bir ünvan halini almıştır. Burada, Bizans Sarayı çevresinde toplanan bir tür toprak ağalığı sistemini belirtmek için kullanılmıştır.
Magistros
MAGISTROS: Bizans İmparatorluğu’nda kullanılmış bir ünvan. Bu ünvanı taşıyanlara yılda 24 libre altın ile iki tören giysisi verilirdi.
Magistra
MAGISTRA: Roma’nın cumhuriyet döneminde yüksek devlet görevlilerine verilen ad. Örneğin; quaestor‘lar, censor‘lar, praetor‘lar ve aedilis‘ler gibi.
Linear B Yazısı
LINEAR B YAZISI: M.Ö. 1450′lerde Linner A’dan türetilen hece yazısına verilen ad. Bu yazının Girit’e değil, Yunanistan’daki Akhalara özgü bir yazı olduğu anlaşılmıştır. Zira Lineer A yazısı, Girit’in başka bölgelerinde bulunmasına karşılık, Linear B yazısı Knossos dışında görülmemiştir. Oysa Yunanistan’daki Akha merkezlerinde, örneğin Mykenai ve Pylos’ta çok sayıda Linear B yazılı tablet bulunmuştur.
Linear A Yazısı
LINEAR A YAZISI: M.Ö. 1600′lerde Girit’te ve Yunanistan’ın başka bölgelerinde, Yunanca’nın yerleşmesinden önce kullanılan hece yazısına verilen ad.
Latifundium
LATIFUNDIUM: Devletten bağımsız olan, ilkel yöntemlerle ve düşük verimle işletilen geniş tarım alanlarına verilen ad.
Kyklop Duvar
KYKLOP DUVAR: Düzgün olmayan büyük taş blokların, belirli bir düzen gözetilmeksizin ve harç kullanmadan üst üste konulmasıyla oluşturulan duvara verilen ad.
Kült
KÜLT: Tapım. Değişik kültür özelliklerine sahip halkların tapınma ve ibadet biçimlerine verilen ad.
Korinth Düzeni
KORINTH DÜZENİ: Tapınaklarda ve diğer yapılarda kullanılan bir düzendir. Sütunlar İon Düzeni’ndekine benzer ancak başlık farklıdır. İon Düzeni’ndeki volüt yerine akanthus yapraklarının fışkırdığı bir kasnağa sahiptir.
Kontekst
KONTEKST: Arkeolojik buluntuların kontrollü kazısı sırasında, içinde keşfedikleri üç boyutlu ortama verilen ad. Herhangi bir arkeolojik buluntunun anlamlandırılabilmesi için kontekstinin son derece dikkatli bir şekilde kaydedilmesi gerekmektedir. Kontekst, kontrollü kazılarda elde edilen buluntuların nasıl ve niçin kullanıldıklarını inceleyebilme ve anlayabilmemiz için son derece önemlidir. Örneğin, mutfak olduğu tahmin edilen bir odada ele geçen bir metal tas ile bir mezarda ya da tapınakta bulunan aynı tür bir metal tasın anlamladırılması tamamen farklı olacaktır.
Kompozit Başlık
KOMPOZİT BAŞLIK: İon başlığındaki volüt (koç başı) ile Korinth başlığındaki akanthus yapraklarını kaynaştıran geç dönem sütun başlığı tipine verilen ad.
Klasik Dönem
KLASİK DÖNEM: Yunan tarihinde M.Ö. V. yüzyıla verilen ad. Genellikle, Yunan dehasının en büyük ve en ’saf’ ürünlerinin görüldüğü dönem olduğu savunulur.
Klasik Arkeoloji
KLASİK ARKEOLOJİ: Bu uzmanlık dalı en genel anlatımla, Eski Yunan ve Latin dillerinde yazılı kayıtlar bırakan ulusların ürettikleri materyal kültürle ilgilenir. Yunan ve Roma uygarlıklarından günümüze kalan eserleri inceler, bu uygarlıkların şemsiyesi altında yaşamış olan insanların hayatlarıyla ilgili bilgiler edinmeyi amaçlar. Örneğin, Anadolu’da Efes, Afrodisyas, Priene ve Milet gibi Yunan ve Roma şehirlerinde yapılan kazılar, klasik arkeoloji kazılarına örnek oluşturur.
Kesme Taş
KESME TAŞ: Dikdötgen prizması şeklinde kesilmiş taş blokların yatay düzlemler oluşturarak dizilmesini içeren duvar örgüsüne verilen ad.
Kesit
KESİT (İng. Section): Arkeolojik kazılarda açılan açmaların dört bir yanında oluşan çukur duvarlarına verilen ad. Kesitler özellikle stratigrafinin okunması ve anlamlandırılmasında kullanılırlar.
Keramik
KERAMİK (Seramik): Erken Neolitik Çağ’da, M.Ö. VII. bin yılın başlarında insanoğlunun doğada rahatlıkla ve bolca bulunan kilin özelliklerini keşfetmesi ve bununla yaptığı çanak-çömlekler kültürel yaşamda çok önemli değişikliklere yol açmıştır. Bu nedenle Neolitik Çağ, Akeramik (Seramiksiz, Çanak-Çömleksiz) Neolitik Çağ ve Çanak-Çömlekli Neolitik Çağ olmak üzere bölümlere ayrılır.
Katarizm
KATARİZM (Albigensçilik): Bu isim, Yunanca ’saf-katıksız’ anlamına gelen ‘Kathar’ sözünden gelmektedir. Ortaçağ Avrupa’sında Manici sapkın bir gruba verilen addır. İlk defa IX. yüzyılda, Bulgaristan’da görüldüğü kaydedilmiştir. En ünlü merkez, XII. yüzyılda Languedoc’ta (Güney Fransa)’daydı.
Karanlık Çağlar
KARANLIK ÇAĞLAR (Hıristiyan): Genel olarak Batı Roma İmparatorluğu’nun M.S. V. yüzyılda yıkılmasından sonra ve IX. ya da X. yüzyılda başladığı kabul edilen Ortaçağ’dan önceki dönemine verilen ad.
Karanlık Çağlar
KARANLIK ÇAĞLAR (Yunan): Yunan tarihinin, M.Ö. XII. yüzyılda Miken saraylarının yıkılmasından sonraki ve VIII. yüzyılda Arkaik Yunanistan’ın doğmasından önceki dönemine verilen ad.
Kalkolitik Çağ
KALKOLİTİK ÇAĞ: Bakırtaş Çağı’na verilen ad. Khalkos=Bakır ve Lithos=Taş sözcüklerinden türetilmiştir. Anadolu’da daha çok M.Ö. VI bin yılın ilk yarısı ile M.Ö. IV bin yılın sonları arasına tarihlenir.
İonlar
İONLAR: Yunanistan’ın orta ve kuzey kesimlerinde yaşayan ve Dor fetihlerini yol olmadan atlatan halka verilen ad. İonların bir bölümü Anadolu’nun batı sahillerine göç etmiştir. En ünlü devletleri Atina’ydı.
İon Düzeni
İON DÜZENİ: Anadolu’daki tapınaklarda en sık kullanılan düzene verilen ad. Sütunlar profilli kaideler üzerinde yükselir ve Dor Düzeni‘ne oranla daha ince yapılıdır. İnce bir silmeyle ayrılan derin sütun yivleri yirmi dört tanedir. Sütun başlıkları basıktır. Sağ ve sol yüzünde (bazen dört yüzde de) birer volüt yani koç boynuzu ile sonuçlanır. Volütler İon Düzeni’nin tanıtıcı özelliğidir.
İnsitu
İNSİTU: Birincil konteksti bozulmaksızın günümüze kadar gelebilmiş buluntulara verilen ad. Bir arkeolojik kazıda, bir buluntu üç bin yıl önce bırakıldığı yerde ele geçirilebilirse, bu buluntudan çok önemli bilgiler edinebiliriz.
Höyük
HÖYÜK (İng. Mound): Düzlük ovalar ve platolarda görülen, tepe biçiminde ancak insan eliyle yapılmış, kültürel katmanlardan oluşan yerleşim alanlarına verilen ad. İnsanların aynı bölgede yüzyıllar hatta binyıllar boyunca yerleşmeleri ve yaşamaları sonucunda, yukarıda bahsettiğimiz coğrafi alanlarda kolayca farkedilebilecek yüksekliklere ulaşırlar. Örneğin Anadolu’da bulunan Gavurtepe, Asartepe, Hisartepe, Çatalhöyük, Kültepe bu höyüklerden sadece bir kaçıdır.
Hiyeroglif
HİYEROGLİF: İlk kez M.Ö. 4 bin yılının sonunda yazıldığı belgelenen Mısır yazısına verilen ad. Harfler, çift harfler, üçlü harfler ile sözcüğün anlamının dahil olduğu kategoriyi işaret eden ‘belirteç’lerden oluşmaktaydı.
Hiyeratik
HİYERATİK: M.Ö. 2500 yılı civarında, hiyerogliften aşamalı olarak doğan Mısır yazısına verilen ad. Hiyeroglifteki formel resim yazısını, aynı ilkelere dayanan yuvarlak hatlı bir yazıya dönüştürmüştür.
Hint Avrupa
HİNT-AVRUPA: Baskça, Fince ve Macarca hariç, bütün Avrupa, İran ve Kuzey Hindistan dillerinin dahil olduğu dil ailesine verilen ad.
Hippeis
HIPPEIS: Solan zamanında Atina kent devletinde süvari sınıfına dahil yurttaşlara verilen ad.
Hermetik Metinler
HERMETİK METİNLER: Gizem, büyü ve felsefe ile ilgilibelgelerden oluşan külliyata verilen isim. İlk kez büyük bir olasılıkla Demotik lehçede M.Ö. I. binyılın ikinci yarısında yazılmış olan bu metinler Tanrı Toth-Hermes’e mal edilmektedir. Daha sonra Hermesçilik için çok önemli olmuştur.
Hermesçilik
HERMESÇİLİK: Hermetik Metinlerin büyü, gizem ve felsefe gücüne sahip olduğuna duyulan inanç. Hermesçi hareket Geç Antikçağ’da ve daha sonra Rönesans’ta mevcut olmuştur.
Hellespont
HELLESPONT: Akdeniz ile Karadeniz’i birleştiren ve Asya’yı Avrupa’dan ayıran Çanakkale Boğazı’na verilen ad.

